Aşırıtitiz tutumu, en küçük ayrıntılar üzerinde dikkatle durmasıyla kendine özgü bir üslup yarattı, döneminin tüm edebiyat ve şiiri üzerinde etkili oldu. 1870’te zaptiye nazırı Hüsnü Paşa’nın çağrısıyla İstanbul’a döndü. Nuri, Reşat ve Liseöğrenimini İstanbul’da tamamladı. El işine çok küçük yaşlarda başladı ve kendini bu alanlarda geliştirdi. El işi dergileri ve videoları izleyerek geçirirmiş küçüklüğünü. Küçüklükten gelen bir hayali olan ürünlerini tasarlama sevdasına şimdi kavuştu ve butik sayfasını 24 ocak 2020 tarihinde açtı. Polisolacaklar Semra CANÎKLİOĞLU İSTANBUL Dilek Çam:Küçükten beri ilgim var.Meltem Akın:Bu mesleği çok seviyorum.Ruziye Uzun:Özel sektörde güvence yok.I" STANBUL ve çevre illerden 2 bin 171 aday poli; Haberi Oku Sayfayı Oku; Milliyet Sayfa 2, Türkiyenin en çok ziyaret edilen müzelerinden Ayasofya'da gürültü kirliliğini önlemek amacıyla, Kültür ve Turizm Bakanlığınca 1 Mayıs'tan itibaren 16 kişiyi (15 ziyaretçi 1 rehber) aşan gruplara, Headset (Seyyar Mikrofon ve Kulaklık Düzeneği) kullanımı zorunlu hale getiriliyor. İstanbulu ne kadar çok sevdiğini ifade etmek için Yahya Kemal Beyatlı’nın “Ankara’nın en çok, İstanbul’a dönüşünü seviyorum” dediği gibi ben de Ankaranın İstanbul’a dönüşünü seviyorum demenin şiircesi. Şairin şiirlerinde, bu dizeler doğrultusunda, şehir coğrafyasının merkezinde İstanbul yer alır, en çok İstanbul. VQQuK. Ankara’nın Kalbi Altındağ Turizm Toplantısı’nda konuşan Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Özgül Özkan Yavuz, Ankara’nın en çok nesini seviyorsunuz’ sorusuna verilen İstanbul’a dönüşünü’ cevabıyla ilgili, “Tersine çevirip, toplumsal hafızadan silmemiz gerekiyor” Belediyesi ve Ankara Kent Konseyi tarafından dün Ulucanlar Cezaevi Müzesi’nde düzenlenen Ankara’nın Kalbi Altındağ Turizm Toplantısı’ kentteki paydaşları bir araya getirdi. Kentin turizm ve tanıtım konusundaki eksik yönlerinin konuşulduğu toplantıda çözüm önerileri masaya yatırıldı. Toplantıda konuşan Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Özgül Özkan Yavuz özetle şunları söylediGÖNÜLLÜ İNSİYATİF KURULU KURALIM“Ankara’yı öncelikle Ankaralılara tanıtmamız gerekiyor. Öncelikle Ankaralıların Ankara’da turist olmayı sevmesi, benimsemesi gerekiyor. Bir Ankaralı olarak da ben de başkentimizde bulunan önemli ve değerli kültürel varlıkların destinasyon olabilecek lokasyonların değerlendirilmesi gerektiğine yürekten inanıyorum. Bunun için de bünyesinde farklı meslek gruplarının olduğu gönüllü bir inisiyatif kurulu kurulmasına da öncülük edeceğimi sizlerle paylaşmak istiyorum. Oluşturulacak strateji çerçevesinde çok net uygulanabilir faaliyetleri ivedilikle hayata geçirmek zorundayız. Bunun için Ankaramızın Cumhuriyet tarihimizdeki yeri ve önemini özellikle Cumhuriyetimizin 100. Yılı’na giderken fırsata çevirmemiz de çok önemli. SEKTÖR HAZIR, ŞEHRİMİZ DE HAZIRAnkara, bilinenin aksine aslında renkli bir şehir. Merkezindeki tarihi ve kültürel alanları, kültür-sanat sosyal hayatı, akademik ve tıbbi imkânları, ilçelerimizdeki doğal zenginlikleriyle çok fazla şey vaat ediyor. Vaadinin karşılığını da almayı hak ediyor. İmkanlarımız, destinasyonlarımız, kültür varlıklarımız, altyapımız, kaliteli konaklama tesislerimiz, tecrübeli acentelerimiz, heyecanlı rehberlerimizle aslında sektör hazır, şehrimiz de hazır. Bunları bir araya getirip potansiyeli üretmemiz gerekiyor. Ankara’nın en çok nesini seviyorsunuz, İstanbul'a dönüşünü’ sözünü artık tersine çevirip, toplumsal hafızadan silmemiz gerekiyor.” CSO VE AKM MİLLET BAHÇESİ YIL SONUNDA AÇILIYORAnkara’da devam eden projelerle ilgili de bilgi veren Bakan Yardımcısı Yavuz şunları kaydetti “Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası CSO kompleksimizi ve Atatürk Kültür Merkezi’ni kapsayan millet bahçemizi hızla yürütüyoruz, bu sene sonunda açılıyor. Resim Heykel Müzesi’nde de kapsamlı bir restorasyon çalışması başlattık, içinde hem bir Çağdaş Sanat Müzesi, hem de eski Halk Ocağı Sahnesi olarak bilinen sahneyi de sizlerin kullanımına 27 Aralık Atatürk’ün Ankara’ya gelişinin yıl dönümünde açıyor olacağız. Korolarımız, orkestralarımız ve müzik topluluklarımızla da yeni bir çalışma başlattık. Bu yeni mekanlarla çok büyük bir sanatsal planlamayı başlattık. İnşallah 29 Ekim’de bu mekânların açılmasından sonra Ankaralılar kültür-sanata, konserlere doyuyor olacaklar. Bir hedef de yakın şehirlerin de Ankara’da kültür sanat tüketmek üzere buraya turist olarak gelmelerini katılan diğer katılımcıların değerlendirme ve tespitleri özetle şöyleANKARA’YI TANIMIYORUZ, TANITAMIYORUZAK Parti Ankara Milletvekili Nevzat Ceylan “Ankara’yı tanımıyoruz, tanıtamıyoruz. En büyük eksiğimiz o. Ankara’da yaşayanlara Ankara’yı bir türlü sahiplendiremiyoruz. Öncelikle Ankara’yı tanıtmamız, sevdirmemiz lazım. Ankara’yı tanıdıktan sonra sevmemek mümkün değil. Ankara insanlarda bir tiryakilik yapar. Dünyadaki en rahat başkentlerden birisidir Ankara. Dünyanın her yerinde başkentte yaşamak bir ayrıcalıktır. Burada yaşayan insanlar bir türlü bunun farkında değildir. Ankara’da yaşayanlar ben başkentliyim, Ankaralıyım’ diyemiyor. Ama İstanbul’da yaşayanlar İstanbulluyum’, İzmir’de yaşayanlar İzmirliyim’ diyebiliyor. Ankara’yı her şeyden önce sevdirmemiz, sahiplendirmemiz, tanıtmamız gerekiyor.”DAHA İYİ YERLERDE OLMASI İÇİN BİZ VARIZAnkara Ticaret Odası ATO Başkanı Gürsel Baran “ATO olarak gövdemizi koymaya hazırız. Bu boşa bir çaba değil burada büyük bir potansiyel olduğunu biliyoruz. Burada üzeri örtülmüş önemli bir hazine var. Bu hazinenin üzerindeki örtüyü hep beraber kaldıracağız. Bu dönemde bunu yapacağımıza olan inancım artarak büyüyor. ATO olarak 3 yılı aşkındır görev başındayız. Geldiğimizde Ankara Uluslararası Fuar ve Kongre Merkezi ile ilgili bir kaç ihale yapılmış, temel atılmış ama nerede olduğu belli değildi. Canlandırdık, Gelinen noktada ufak tefek sıkıntılarına rağmen inşaatı başladı yüzde 40’a geldi. Kısa sürede sonuçlanır diye düşünüyorum. Fuar alanı demek bir şehrin yüzde 50 canlılığı anlamına geliyor. Etrafımızda termal bir cennet var. Direkt uçuşlarla ilgili 3 yıl önceye göre geldiğimiz nokta başarılı. Burada ATO’nun önemli katkıları var. Gölbaşı’nda inanılmaz bir güzellik var. Etrafında tesisler olsa insanları hafta sonu oraya çekebilsek. Tuz Gölü dünyanın başka ülkesinde olsa binlerce turistin akınına uğrar. Rehabiliteye, temizlenmeye ihtiyacı var. Duyarlılık da biraz zayıf kalıyoruz. ATO ve Ankara Kent Konseyi olarak bu işe gövdemizi koyduk. Ankara’nın daha iyi yerlerde olması için biz varız.”TURİZMDE 7’NCİ SIRADAYIZAltındağ Belediye Başkanı Asım Balcı “Dün önceki gün İstanbul Üniversitesi tarafından Şehirlerin rekabetçilik endeksi’ raporu açıklandı. Ankara İstanbul’dan sonra ikincilik pozisyonunda. Turizm konusunda ise Türkiye’de 7’nci sıradayız. Burası Türkiye Cumhuriyeti’nin başkenti, gerçekten çok önemli tarihi, turistik, kültürel değerlerimiz var. Ama bunlardan yeteri kadar istifade edebiliyor muyuz? Biz 7’nci sırada olmayı kabul etmiyoruz. Burada üzerimize düşün büyük vazifeler olduğu ortaya çıkıyor. Bunu daha ileriye götürmek için daha çok çalışmamız, daha çok tanıtıma ağırlık vermemiz, üzerimize düşeni yapmamız gerekiyor. Altındağ Ankara’nın eski yerleşim merkezi. Turizm denilince akla gelmesi gereken merkez burası. Birçok tarihi eserimiz var. Bunlardan yeterince istifade edemediğimiz kanaatindeyiz.”BÜTÜNSEL BİR ÇABAYA İHTİYAÇ VARAnkara Kent Konseyi Başkan Yardımcısı Doç. Dr. Savaş Zafer Şahin “Kent Konseyi’nin bünyesinde çok güçlü bir turizm çalışma grubu oluşturuldu. Çalışma grubumuzun tartıştığı meselelere bakarsak; Ankara’nın bütünsel bir çabaya ihtiyacı var. Gerek Büyükşehir Belediyemiz gerek Altındağ belediyemiz, gerek bakanlığımız üzerine düşeni belirli noktalarda yapıyor gibi görülüyor ama bunların bütünleştirilmesine ihtiyaç var. Kaynakların, envanterlerin ve senaryoların oluşturulması, bütünsel planlamaların yapılması gerekiyor. Geçmişte çabalar oldu ama beklenen amaca ulaşılamadı. Bir turizm ana planı, kültürel miras ana planı gibi plan çalışmalarını bütün kurum ve aktörlerin işbirliği ile başlatabilmek ve bu farkındalığı ilerleyen bir ivmeye dönüştürebilmek gerekiyor.” Ankaralı sunucu-influencer Fulya Sezen, Ankara’nın düzeni ve sakinliğiyle ruhuna iyi geldiğini belirterek, “İstanbul’un en çok Ankara’ya dönüşünü seviyorum” diyor. Sezen, koronavirüs salgını sürecini ise şöyle şöyle anlattı“Bu süreç, sağlığın ve yardımlaşmanın ne kadar önemli olduğunu hatırlattı. Yaşadığımız dünyaya çok daha iyi bakmamız gerektiğini, bakmayanları ise uyarmamız gerektiğini öğretti. Annemle ve babamla görüşememek, sevdiklerime sarılamamak, eşimle özgürce ve el ele dolaşamamak, bir kafede oturup ağız tadıyla kahve yudumlayamamak, sinema, tiyatroya, seyahate gidememek... En çok özlediklerim bunlar oldu.”ZAMANSIZ PARÇALARA YATIRIM YAPINFulya Sezen, moda ile ilgili ise bazı tüyorlar verdi “Bir şey moda diye lütfen hemen gidip almasınlar. Moda ve trend ürünler yerine zamansız parçalara yatırım yapsınlar. Mesela bir trençkot, her kıyafetin altına uyabilecek nude renkte şık bir stiletto, siyah bir elbise, blazer ceket, beyaz bir gömlek gibi... Bir de insanın zamanla vücut yapısını tanıyarak ona göre giyinmesi stil sahibi olmasında büyük önem taşıyor.” BESA Grup Yönetim Kurulu Üyesi Efe Bezci, son 5 yılda başkentte yapılan yatırımlarla Ankara’nın “memur şehri” algısının yıkıldığını söyledi. Bezci, "Ankara'da başlayan ve çalışmalarını sürdürdüğümüz 4 yeni proje var. " işadamı Efe Bezci son 5 yılda başkentte yapılan yatırımlarla Ankara’nın “memur şehri” algısının yıkıldığını söylediAnkara iş dünyasının yakından tanıdığı isimlerden biri olan BESA Grup Yönetim Kurulu Üyesi Efe Bezci, başkenti ve yeni projelerini anlattı. Efe Bezci'ye göre, son yıllarda büyük değişim yaşayan Ankara'nın bundan sonraki gelişim sürecini vizyonu geniş, trendleri yakından takip eden, eğitimli ve heyecanlı genç işadamları yönetecek... Ankara'nın sizce neye ihtiyacı var? Güzel başkentimiz son 5 yıldan bu yana çok ciddi bir dönüşüm içerisine girdi. Hem silüeti değişiyor, hem de "durgun, memur şehri" algısı yıkılıyor. Yıllardan beri oturan bu algıyı yıkabilmek çok önemli bir başarı. Hani, İstanbul'da yaşayanlar, "Ankara'nın en çok İstanbul'a dönüşünü seviyorum" derler ya, bu sözün artık geçerliliğini yitirdiği kabul edilmeli. Ankara memur kenti değil, sağlıktan, savunma sanayine, teknolojiden, inşaat sektörüne kadar çok sayıda alanda merkez konumunda. Sosyal hayatıyla da öne çıkan Başkent'i daha ileriye taşımanın ise Ankara'ya sevdalı genç işadamlarıyla mümkün olacağını düşünüyorum. Kentteki gelişimin önemli bir parçasını oluşturan yeni nesil işadamlarının profili çok sağlam. Vizyonu geniş, son gelişmeleri çok yakından takip eden, yurtdışındaki yatırımları memleketine uyarlamaya kafa yoran, eğitimli ve çok heyecanlı genç işadamları ile Ankara ihtiyaç duyduğundan çok daha fazlasına sahip Grup'un 3'üncü nesil temsilcisi bir genç işadamı olarak, sizinle birlikte firmanızda neler değişti? Yaklaşık 50 yıldan bu yana Ankara merkezli projeler üreten, ülke çapında üne sahip bir firmanın yönetim kadrosunda yer alıyor olmak son derece gururlandırıcı. Dedem Durali Bezci'nin temelini attığı, babam Salih Bezci ve yol arkadaşlarının büyüttüğü BESA Grup'un geleceği bir anlamda bana emanet edildi. Ancak kimse tepeden inme şekilde yönetime girdiğimi düşünmesin. Gece gündüz demeden çalıştım, hala da aynı tempoyla çalışıyorum. Yaptığımız işin en iyisini yapmak ailemizin DNA'sında var. Biz bu şekilde yetiştik. Bu yüzden de en iyiyi, en yeniyi, farklı olanı hayata geçirmek için çalışmak önemli. Şu an Ankara ve yurt içindeki farklı alanlarda projeler üretiyor, ülkemize katkı sağlayacak çalışmalara imza atıyoruz. Grubumuzun geçmişten gelen tecrübesini, gençlik enerjisi ve dinamizmle bütünleştiriyoruz."KONFORLU YAŞAM HERKESİN HAKKI" Şu an Ankara özelinde hangi projeler üzerinde çalışıyorsunuz? Ankara'da başlayan ve çalışmalarını sürdürdüğümüz 4 yeni proje var. İncek'te iki büyük konut projesi hayata geçiriyoruz. BESA olarak konforlu yaşamın herkesin hakkı olduğunu düşünüyoruz. Bu yüzden de her gelir grubunun kalite ve lükse ulaşabilmesinin önünü açarak Kent İncek ve ATO Kooperatifi projelerine imza atmaya karar verdik. Toplam 604 konuttan Kent İncek'te 1+1, 3+1 ve 4+1'in yanında 2 farklı tipte 2+1'e de yer veriyoruz. ATO Kooperatifi projemiz ise 40 adet 2+1 ve 148 adet 4+1 olmak üzere toplam 188 konuttan oluşacak. Bunun yanında Eskişehir Yolu mevkisindeki Ballıkuyumcu'da 4 bin konut ve 200 bin metrekarelik Avrupa'nın en büyük outlet ve yaşam merkezi olacak projemiz için çalışmaları sürdürüyoruz. Bu proje, aynı zamanda İç Anadolu'nun en büyük karma projesi olacak. Bu arada Ankara için çok özel öneme sahip Galleria AVM'nin yeniden inşa edilme süreci devam ediyor. Şu an inşaatta ciddi bir ilerleme kaydettik. Açık havada alışveriş ve ofis olanağıyla Türkiye'nin ilk strip mall'u olacak yeni Galleria aynı zamanda 50 adet ofise de ev sahipliği PR şirketinden şöyle servis edildiSon yıllarda büyük bir gelişim atağına geçen Başkent Ankara kökten değişiyor. Bu değişimin en önemli mimarları ise kenti baştan sona yenilemeye kararlı, eğitimli ve vizyonu geniş genç işadamları…Başkent’in özellikle son 5 yıldan bu yana ciddi bir dönüşüm içerisine girdiğinin altını çizen BESA Grup Yönetim Kurulu Üyesi Efe Bezci, bu durumun hem kentin siluetini değiştirdiğini, hem de durgun, memur şehri’ algısını yıktığını ifade beri oturan bu algıyı değiştirmenin büyük başarı olduğunu vurgulayan Bezci, “Hani, İstanbul’da yaşayanlar, Ankara’nın en çok İstanbul’a dönüşünü seviyorum’ derler ya, bu sözün artık geçerliliğini yitirdiği kabul edilmeli. Ankara memur kenti değil, sağlıktan, savunma sanayine; teknolojiden, inşaat sektörüne kadar çok sayıda alanda merkez konumunda. Kentin görünümü baştan sona yenilenirken, sosyal yaşam da canlanıyor. Başkent’i daha ileriye taşımanın ise Ankara’ya sevdalı genç işadamlarıyla mümkün olacağını düşünüyorum” ifadelerini Ankara’nın bundan sonraki gelişim sürecini de vizyonu geniş, trendleri yakından takip eden, eğitimli ve heyecanlı genç işadamlarının yöneteceğini kaydederek, şunları söyledi“Kentteki gelişimin önemli bir parçasını oluşturan yeni nesil işadamlarının profili çok sağlam. Vizyonu geniş, son gelişmeleri çok yakından takip eden, yurtdışındaki yatırımları memleketine uyarlamaya kafa yoran, eğitimli ve çok heyecanlı genç işadamları ile Ankara ihtiyaç duyduğundan çok daha fazlasına sahip olacak. Genç işadamları güzel Ankaramızın geleceğine yön verirken, Başkent emaneti de gururla çok daha ilerilere taşınacak.”PR “Ankara’nın en çok İstanbul’a dönüşünü seviyorum” cümlesi kime aittir? “Ankara’nın en çok İstanbul’a dönüşünü seviyorum” cümlesi kime aittir? sorusu Kim milyoner olmak ister? adlı yarışma programında sorulmuş bir sorudur. “Ankara’nın en çok İstanbul’a dönüşünü seviyorum” cümlesi kime aittir? sorusunun doğru cevabına bakmadan önce lütfen aşağıdaki yorum bölümünden kendi cevabınızı yazabilirsiniz. “Ankara’nın en çok İstanbul’a dönüşünü seviyorum” cümlesi kime aittir? A. İlhan Selçuk B. Yahya Kemal Beyatlı C. İhsan Sabri Çağlayangil D. Aziz Nesin “Ankara’nın en çok İstanbul’a dönüşünü seviyorum” cümlesi kime aittir? Sorusunun Doğru Cevabı Yahya Kemal Beyatlı İlhan Selçuk nedir?, Yahya Kemal Beyatlı nedir?, İhsan Sabri Çağlayangil nedir?, Aziz Nesin nedir? İlhan Selçuk ne demektir?, Yahya Kemal Beyatlı demektir?, İhsan Sabri Çağlayangil demektir?, Aziz Nesin demektir? Ana SayfaGüncelAnkara’yı bir dünya kenti haline getiren Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek, Ankara’yı ışıklandırma projesine başladı. Başkan Gökçek Twitter'da dev projenin çalışmalarına başladığını duyurdu. Ekleme - 0119 Güncelleme - 0124 / Editör Ozge Selin / Kaynak Beyaz Gazete Özel Galeri Gökçek 'Ankara’nın en çok İstanbul’a dönüşünü seviyorum' sözünü tarihin tozlu sayfaları arasına karıştırıyorGökçek 'in prestij projeleri arasında yer alan “Işıklandırma” projesi Ankara 'da start aldı. Kuzey Ankara Vadisi 'nde bulunan bazı binaları aydınlatan Gökçek, aydınlatılan binaların ilk fotoğraflarını da sosyal paylaşım sitesi Twitter 'da ki sayfasında yayınladı. O SÖZ TARİHE KARIŞIYOR Takipçileriyle fotoğrafları paylaşan Gökçek “Burası Esenboğa yolundaki Kuzey Ankara da hak sahiplerine dağıttığımız konutlar. Artık burayı aydınlatıyoruz. Burası bir başka deyişle Türkiye'nin giriş kapısı. Işıklandırdığız alan biten bölümlerin sadece%5'i. Siz bittiğinde Ankara 'yı görün. Kasım ayı sonunda Kuzey Ankara vadisi rekreasyon alanı da bitecek. Artık Yahya Kemal Beyatlı'nın 'Ankara 'nın en çok İstanbul 'a dönüşünü seviyorum ' sözü değişecek ve özellikle Ankaralılar inşallah 'İstanbul 'un en çok Ankara 'ya dönüşünü seviyorum ' sözcüğü literatüre girecek.” İfadelerini kullandı. BEYAZ GAZETE İLGİLİ HABERLER ANKARA IŞIL IŞIL OLACAK

ankara nın en çok istanbul a dönüşünü seviyorum