İyibir saklanabilirliğe sahip olan silyon, dökülmesi daha zor olan potansiyel olarak daha güçlü bir alaşımdan daha güçlü bir bitmiş döküm yapabilir. Alusil gibi% 16 ila% 19 arasında bir silikon içeriğine sahip olan hipereutektik alaşımlar, pistonlar, silindir gömlekleri ve içten yanmalı motor blokları gibi yüksek Alüminyum Alaşımları, Tanıtılması ve Özellikleri Ana metali alüminyum olan alaşımlara “Alüminyum Alaşımları” denir. Bunlara hafif alaşımlar da denir. Alüminyum alaşımları bakır, çinko, silisyum, mağnezyum, manganez, demir, nikel, titan vb. elementleri ilave edilerek oluşturulur. Özellikleri; hafif olmaları, ısı ve elektirik iletkenlikleri, ısıl işlemlere Metaller ve alaşımları incelemek ayrı bir ilim dalıdır. Buna metalografi denir. Sıvı ve homojen metal karışımları soğutulursa katılaşarak alaşımlar oluşur.Malgamaya örnek:Na5 Hg Sodyum malgaması (homojen)ALAŞIMLARIN ÖZELLİKLERİ 1-Alaşımlar kendisini meydana getiren metallerden daha sert ve daha dayanıklıdır. 1) Lehim; Erime noktası 182o C olan bu alaşım %40 kurşun, %60 kalaydan oluşur. 2) Kurşun-antimon alaşımı: Bileşimi: %13-25 kurşun, %75-87 antimondur. Çok sert olup kırılganlıkları biraz fazladır. Yüksek basınçlara dayanamazlar. Bu kötü özelliği ortadan kaldırmak için karışıma bir miktar kalay ilave edilir. diğermetaller ve alaşımlar için de doğrudur. Ayrıca bu çalışmada aşırı plastik deformasyona konu olan metallerde oluşan yüksek dayanım ve yüksek sünekliğin alışılagelmemiş bir kombinasyonu sunulmuştur. Bu olağan olmayan mekanik davranış, Tek fazlı alaşımlar (Katı eriyik): Genel olarak alaşımlar, bileşenlerin bir arada eritilmesiyle üretilir. Alaşımı oluşturan metaller bu sırada birbirlerinden farklı tepkime gösterirler. Bu farklılıklar içinde en çok rastlanılan durum, eriyiklerin birbirleri içinde çözünmesidir. l119M. Bakır uzmanı olan GINEXO size yumuşak ya da sert bağlantılar, bakırdan yarı mamuller ve alaşımlar sunmaktadır ve bu ürünlerin yapımının yanı sıra bakır satın alma stratejinizde size tavsiyede bulunabilir. Yumuşak bağlantılar esnek örgülü kablolar, şönt güç kondansatörleri, basınçla lehimlenmiş ya da perçinlenmiş lamelli şöntler, yumuşak-sert kompozit alt gruplar, su/hava ile soğutulmuş kablolar, yüksek yoğunluklu kablolar, bakır bağlantılar makine ile işleme, tornalama, su jetiyle kesim, lazer, pres, delme, bükme, lehimleme yöntemleriyle çubuklar, saclar, profiller, borular, levhalar, metal şeritlerden yola çıkarak yapılırlar. Bakır yarı mamuller profiller, boş profiller, endüstriyel borular, kare borular, dikdörtgen borular, profil borular, levhalar, çıplak ya da kaplamalı teller, düz örgülü kablolar, yuvarlak örgülü kablolar, koruyucu kılıflar, demetlenmiş kablolar, kablo telleri, Litz telleri, çeşitler CuA1, CuOF, CuBe, CuCrZr, CuTe… Hizmet depolama, lojistik, yumuşak bileşen yapımı için tavsiyeler ŞEKİL HAFIZALI ALAŞIMLAR Malzeme biliminde uygun bir ısıl prosedür ile gerçek şekline veya boyutuna geri dönebilme yeteneğine sahip metalik malzemeler, şekil hafızalı alaşımlar olarak isimlendirilir. Şekil hafızalı alaşımlar ısıl değişimlere duyarlı fonksiyonel malzemelerdir. Temel karakteristikleri, kritik dönüşüm sıcaklığının üzerinde ve altında iki farklı şekil veya kristal yapısına sahip olmalarıdır. Nispeten düşük sıcaklıklarda deforme edilebilen bu malzemeler, daha yüksek sıcaklıklarda deformasyon öncesi şekillerine dönebilmektedirler. Bu malzemeler sadece ısıtma halinde "tek yönlü şekil hafızaya sahip malzemeler" olarak tanımlanırken, yeniden soğutma halinde ise "iki yönlü şekil hafızalı malzemeler" olarak tanımlanmaktadırlar [1]. Şekil hafızalı alaşımların çoğu termoelastik martenzitik yapı sergileyen malzemelerdir. Martenzitik yapılı şekil hafızalı alaşım, dönüşüm sıcaklığının altında ikizlenme ve kayma mekanizmaları ile deforme edilebilir. Ana faza dönüşüm için ısıtma uygulandığı zaman ikizlenmiş olan yapı eski haline döner, dolayısıyla deformasyon yok edilebilmektedir Uygulamada şekil hafıza etkisi gösteren çok sayıda alaşımların olduğu bilinmekle birlikte bunlar arasında en çok ilgi görenler nikel-titanyum alaşımları ve bakır esaslı alaşımlardır Tablo 1. Tablo 1. Şekil Hafızalı Alaşımlara Ait Bazı Özellikler Bu alaşım sistemlerinden NiTi ve bakır esaslı birkaç alaşım üzerine araştırmalar yoğunlaşmıştır. Öte yandan bu alaşımlara olan ilginin yüksek olmasının nedeni olarak, şekil değişimi esnasında önemli büyüklükte kuvvet üretebilmeye sahip olmaları söylenebilir. Şekil hafızalı dönüşüm ilk kez AuCd alaşımlarında 1932 yılında Chang ve Read tarafından anlaşılmış, 1938'de de söz konusu yapısal dönüşüm pirinç malzemede de olduğu görülmüştür. 1951 yılında ise AuCd alaşımlı bir çubukta şekil hafızası tespit edilmesinden sonra 1962'de Buehler ve arkadaşları tarafından eş-atomlu nikel titanyum alaşımlarda şekil hafıza etkisi sonunda bu alaşımların hem ticari kullanımlarına, hem de metalurjik araştırmalarına hız verilmiştir. Günümüzde ise şekil hafızalı alaşımlar, eş zamanlı algılayıcılar ve eyleyiciler olarak kullanıldığından büyük ilgi sonucu olarak, çok kullanılan şekil hafızalı alaşımların detaylı bir şekilde açıklanması bu makalede amaç olmuştur. ŞEKİL HAFIZALI ALAŞIMLARIN GENEL KARAKTERİSTİKLERİ Şekil hafızalı alaşımlarda, yüksek sıcaklıktaki ostenitik fazın uzun süren dönüşümü sonucunda termoelastik martenzitin meydana gelmesi işlemi martenzitik dönüşüm olarak yer değiştirme miktarı çok büyük olmamasına rağmen, hepsinin birden hacimsel yönde aynı doğrultuda taşınmasından dolayı, dönüşüm sonucunda makroskopik bir şekil değişimi gerçekleşir. Sonuç olarak normal metal ve alaşımlardan farklı niteliklere sahip olan şekil hafıza etkisi ve süperelastisite gibi eşsiz ve üstün özellikler açığa çıkar. Her alaşımın katılaşma sıcaklığı farklı olduğundan martenzitik dönüşüm, belirli bir sıcaklık aralığında tamamlanmaktadır Şekil 1. Dönüşümün başlangıç ve bitişi gerçekte geniş bir sıcaklık aralığını kapsamasına rağmen çoğu zaman dar bir sıcaklık aralığında meydana gelmektedir. Dönüşüm sürecinde ısıtma ve soğutma sıcaklıkları arasında oluşan fark histerizis olarak isimlendirilir ve alaşım sistemine bağlı olarak değişir. Şekil 1. Sabit Yük Altındaki Bir Numunede Isıtma ve Soğutma Durumunda Tipik Dönüşüm-Sıcaklık Eğrisi. T sıcaklık; Th dönüşüm histerezisi; Ms martenzit başlangıcı; Mf martenzit bitişi; As ostenit başlangıcı; Af ostenit bitiş. Bilindiği gibi termoelastik martenzit, düşük sıcaklık ya da gerilme değişimleri ile harekete geçebilen düşük enerjisine ve parlak arayüzeyine göre karakterize edilir. Bunun sonucu olarak termoelastik martenzit, dönüşüm esnasında simetri kaybı yüzünden sınırlandırılmış olarak martenzitin balıksırtına benzer şekildeki yapısı esasen kendiliğinden şekillenen ünitelerin etkileşimli kaymış halidir Şekil 2b. Üniteler arasındaki şekil değişimi, ünitelerin birbirini pasifleştirmesine neden olduğundan küçük değerde makroskopik bir gerinim açığa çıkar. Gerilme kaynaklı martenzit oluşumu durumunda veya gerilme ile kendiliğinden yerleşen bir yapı durumunda bu üniteler biçimini değiştirebilir ve uygulanan gerilme doğrultusunda meydana gelen en büyük şekil değişimi kararlı hale gelene dek değişim devam eder. Sonuç olarak Şekil 2c'de görüleceği üzere birim ünite mevcut konfigürasyonda egemen olur. Bu süreç sonunda yaratılan makroskobik gerinim, tersine dönüşüm sayesinde kristal yapının ostenite geri dönüşmesi sonucu geri kazanılabilir .Şekil 2. T Sıcaklık; a Beta fazlı kristal; b Soğutma ve martenzite dönüşüm sonrası kendiliğinden yerleşen A,B,C ve D ikizlenmiş üniteler; c A ünitesi uygulanan gerilme sonunda konfigürasyonda egemen olur ve ısıtma durumunda malzeme beta fazlı yapısına dolayısıyla orijinal şekline yeniden döner. Konunun daha iyi anlaşılabilmesi için Şekil 3'de ise bakır esaslı ve nikel esaslı alaşımlara ait optik mikroskop altında çekilmiş yapı fotoğrafları verilmiştir. Şekil 3. Çeşitli Şekil Hafızalı Alaşımlarda Görülen Yapı Görüntüleri. a Bakır esaslı şekil hafızalı bir alaşımda martenzitik yapı. b Ti-Al bir alaşımda TiAl ve Ti3Al fazlara ait yapraksı lameler yapı ŞEKİL HAFIZALI ALAŞIMLARIN ISIL KARAKTERİZASYONU Şekil hafızalı alaşımların mekanik özellikleri, belirli bir sıcaklık aralığında gerçekleşen yapısal dönüşümlerine bağlı olarak büyük ölçüde değişir. Bu durum, nikel-titanyum alaşımına ait gerilme-gerinim eğrisinde kolayca görülebilir Şekil 4. Şekil 4. Farklı Sıcaklıklarda Dönüşüme İlişkin Tipik Gerilme-Gerinim Eğrileri Bu şekil alaşıma ait dönüşüm sıcaklık aralığında, dönüşüm sıcaklığının altında ve üzerinde NiTi alaşımlı numuneye çekme testi uygulanması sonucunda gibi martenzit, oldukça düşük bir gerilme değerinde dahi birkaç yüzde gerinim üretecek şekilde kolaylıkla deforme edilebilmektedir. Oysa yüksek sıcaklık fazı olan ostenit daha fazla akma dayanımına sahip olduğundan kolaylıkla deforme edilemez özellik gösterir. Şekilde martenzit eğrisi üzerindeki kesikli çizgi gerilmenin ortadan kalkmasından sonra ısıtma durumunu işaret etmektedir. Numunenin malzeme yapısı ostenite dönüştüğünde şekil değişiminin olmadan önceki şeklini hatırlaması ile orijinal boyutlarına korunur. Ostenit fazda iken ısıtma veya gerinme olması geri kazanılabilir bir şekil tutumu sağlamaz. Çünkü yapıda faz değişimi meydana gelmemektedir. Şekil 4a'da malzeme ostenit sıcaklığının üzerinde, Şekil 4b'de ostenit sıcaklığında incelenmiştir. Şekil 4c'de ise martenzit sıcaklığında incelenmiştir. Bu sıcaklıkta, martenzit gerilme kaynaklı olabilmekte ve hemen şekil değiştirmeye başlayarak, AB hattı boyunca sabit bir gerilme altında artan bir gerinim sergilemektedir. Yüksüz durumda azalan gerilmeye rağmen malzeme CD hattı boyunca görüleceği üzere daha düşük bir gerilme seviyesinde ostenite dönüşerek şeklini alır. Şekil kazanımı ısı uygulanmasından değil gerilme azalmasından dolayıdır. Bu etki malzemenin aşırı elastik olmasının bir sonucudur ve süperelastisite olarak bilinir. Süperelastiklik lineer olmayıp, söz konusu sıcaklık aralığında hem gerilme hem de gerinime bağlı olduğundan alaşımın Young modülünün belirlenmesi çok zordur. Çoğu durumlarda hafıza etkisi tek yönlüdür. Yani soğutma durumunda şekil hafızalı alaşım, yapısal olarak martenzit fazlı yapıya dönüşmesine rağmen herhangi bir şekil değişimi sergilemez. Martenzit yapıdaki gerinim miktarı birkaç yüzde değerinde olup malzeme ısıtılıncaya kadar bünyede tutulur ve ısı uygulanınca şekil kazanımı gerçekleşir. Yeniden soğutma durumunda şekil değişimi kendiliğinden olamayacağından eğer şekil kazanımı isteniliyorsa o zaman malzeme, harici olarak gerinmeye maruz bırakılır. Şekil hafızalı alaşımların bazılarında iki yönlü şekil hafızayı görmek mümkündür. Bu tip alaşımlarda hem ısıtma hem soğutma durumunda şekil değişimi söz konusudur. Burada şekil değişiminin büyüklüğü daima tek yönlü hafızalı alaşımlardan elde edilene nispeten oldukça azdır. Alaşım çok küçük gerilme kullanarak düşük sıcaklıktaki şekline dönmeye çalışır. Isıtma durumunda şekil değişimi için tek yönlü alaşımlara göre çok yüksek gerilmeler harcanabilir. Öte yandan yapılan ısıl işlemlerin ve uygulanan mekaniksel metotların çoğu iki yönlü şekil hafıza etkisine sahip alaşımlar üretmeye yöneliktir. Amaç tam ve net bir şekil değişimi elde etmeyi sağlayacak olan mikroyapısal gerilmeler üretmektir. Bunun içinde soğuk halde malzeme şekillendirilerek yapıda düzgün sıralı, yoğun martenzit tabakaları oluşturulmalıdır. Şekil 5'de nikel esaslı şekil hafızalı bir alaşımda ısıl işlem uygulanmadan önce ve sonra elektron tarama mikroskopunda 1000X büyütme ile çekilmiş yapılar görülmektedir. Alaşımın kimyasal bileşimi, Ni Cr Co al Ti Mo Fe ve C< şeklindedir. Bu bileşim, gaz türbinlerinin rotor kanatlarında en çok kullanılan alaşımı oluşturur[5]. Şekil 5'ten görüleceği gibi, ısıl işlemden önce iğnemsi bir yapıya sahip olan alaşım sisteminde, ısıl işlemden sonra küresel tanecikler teşekkül etmiştir. Bu yeni yapı muhtemelen işlem koşulları ile birlikte düşük soğutma hızının bir sonucudur. Şekil 5. Nikel Esaslı Bir Alaşımda Isıl İşlem Öncesi a ve Sonrası b Yapı Görünümü. ENDÜSTRİYEL AMAÇLI ŞEKİL HAFIZALI ALAŞIMLAR Endüstride en fazla görünen şekil hafızalı NiTi alaşımları ve bakır esaslı alaşımlar önemli ticari değere sahip alaşım sistemleridir. Bu sistemlerin sahip oldukları özellikleri birbirinden oldukça esaslı alaşımlarda % 4-5 olan şekil hafıza gerinim değeri, NiTi alaşımlarda yaklaşık %8'dir. Daha fazla ısıl karalılığa sahip olan NiTi alaşımları, gerilmeli korozyona karşı hassas olan bakır esaslı alaşımlarla karşılaştırıldığında mükemmel bir korozyon direncine ve çok daha yüksek sünekliliğe sahiptir. Diğer taraftan bakır esaslı alaşımlar daha ucuzdur, eritilmeleri ve açık havada ekstrüde edilmeleri daha kolaydır, daha geniş potansiyel dönüşüm sıcaklık aralığına sahiptirler. Sonuçta her iki alaşım sistemininde de kullanılacağı ortama göre gözönünde bulundurulması gereken avantaj ve dezavantajları olduğu söylenebilir. Aşağıda bu iki şekil hafızalı alaşım detaylı bir şekilde açıklanmıştır. Nikel-Titanyum Şekil Hafızalı Alaşımlar NiTi alaşımları ikili alaşım sistemidir ve eşatomlu intermetalik bir bileşiktir. İntermetalik bir bileşik sıra dışıdır. Çünkü bu tür bir bileşik, kabul edilir sınırlar içerisinde fazladan nikel veya titanyum çözebilir ve alışılagelmiş alaşımlarla mukayese edilebilir derecede sünekliliğe sahiptir. Bu aşırı çözebilme yeteneği sayesinde alaşım sisteminin hem dönüşüm özelliklerini hem de mekanik özelliklerini istenilen tarzda değiştirmek için diğer elementler katılabilir. Yaklaşık %1 oranında nikel ilavesi bile alaşım sisteminin özelliklerini etkiler. Bünyedeki fazla nikel, dönüşüm sıcaklığını önemli ölçüde düşürür ve ostenitik durumda akma dayanımını artırır. Sıkça kullanılan diğer alaşımlandırma elementlerinden demir ve krom daha düşük dönüşüm sıcaklığı için ile bakır ise histerizisi azaltmak ve martenzitik durumda daha düşük deformasyon gerilmesi için daha sık kullanılır. Oksijen ve karbon gibi safsızlıkların, dönüşüm sıcaklığını değiştirdiği ve mekanik özellikleri zayıflattığı için bünyede bulunması istenmez. NiTi alaşımın anafazı, CsCl a0= nm yapısına benzer, kübik hacim merkezli B2-tipi kristal yapıya sahiptir. Martenzit fazdaki kristal yapısının ne olduğu görüşünde araştırmacıların çoğunun modelleri farklıdır. Fakat hem X ışınları, hem de seçili alan kırınım teknikleri kullanılarak yapılan incelemelerin hepsi aynı sonucu vermektedir. Martenzit fazın birim hücresi, kafes sabitlerinin birbirinden farklı olmasına rağmen monokliniktir. Yakın zamanda, Otsuka ve arkadaşları tarafından alaşımının kafes parametreleri a= nm, b= nm, c= ve b= olan monoklinik kristal yapısına sahip olduğu tespit edilmiş ve standart olarak kabul görmüştür. NiTi ikili alaşım sisteminin temel fiziksel özellikleri ve tavlanmış alaşımın mekanik özelliklerinin bazıları Tablo 2'de gösterilmiştir. Eşatomlu alaşımın ostenit bitiş sıcaklığı olan Af değeri 100°C civarındadır. Şekil 6'da ise Ni-Ti alaşımlarda faz diyagramı ile B2 ve Ti3Ni4 fazlar arası faz denge diyagramı da gösterilmiştir[3]. Tablo 2. İkili Ni-Ti Şekil Hafızalı Alaşımların Özellikleri Şekil 6. Ni-Ti Alaşımın Faz Denge Diyagramı Seçilen malzemenin sertliğini düşürerek martenzitin deforme edilebilmesini kolaylaştırmak amacıyla uygun ısıl işlemler yapılır ve böylece daha dayanıklı ve kararlı ostenitik bir yapı ile hem ısıtma hem de soğutma durumunda yinelenen özelliklere sahip malzeme tipi yaratılabilir. Bu tip alaşımlarda başlıca sorun malzemeden istenilen özellikleri yerine getirecek uygun işleme metotlarının geliştirilmesidir. Isıl işlem ile istenilen hafıza şeklini vermek için sık sık 500°C-800°C arasında sıcaklıklar tercih edilir ve bu sıcaklık değeri yeterli zamanın ayarlanmasıyla birlikte en az 300°C-350°C olmalıdır. Şekil hafızalı alaşımın ısıl işlemi sırasında arzulanan hafıza şeklinin sağlanması için kontrollü davranmak gerekir. Aksi takdirde hafıza etkisi maksimum hafıza etkisi, gerinim ve/veya gerilme ile gerekli çevrim miktarına bağlı olarak sınırlıdır Tablo 3 Tablo 3. Tahmini Çevrim Sayısı ile Müsaade Edilen Maksimum Gerinim ve Gerilme Arasındaki İlişki Bakır Esaslı Şekil Hafızalı Alaşımlar Bakır esaslı alaşımlar, CuZnAl ve CuAlNi alaşımlar şeklinde üçlü alaşımlar olabileceği gibi ayrıca manganezde içeren dörtlü modifikasyonuda mümkündür. Bor, seryum, kobalt, demir, titanyum, vanadyum ve zirkonyum gibi elementler ince taneli yapı elde etmek için bünyeye katılır. Çizelge 4'de bu tip alaşımların en önemli özellikleri verilmiştir. Tablo 4. Bakır Esaslı Şekil Hafızalı Alaşımların Özellikleri a Ms ve As dönüşüm sıcaklıkları arasında şekil hafızalı alaşımların Young modüllerini tayin etmek çok zordur. Bu sıcaklıklarda alaşımlar lineer olarak bir elastisite sergiler ve modül hem sıcaklığa hem de gerinime bağlıdır. CuZnAl alaşımlarının bileşimleri ve martenzit başlangıç sıcaklıkları arasındaki ilişkiye ait grafik Şekil 7'de görülmektedir. Bu tip alaşımlarda alüminyum miktarı % nikel miktarı ise %3-5 civarındadır. Martezitik dönüşüm sıcaklıkları kimyasal bileşimin değiştirilmesiyle ayarlanabilir. Şekil 7 ve aşağıdaki ve amprik bağıntılardan faydalanılarak alaşıma ait martenzit başlangıç sıcaklığı için tahmini bir değer elde edilebilir Yüzde olarak verilen değerler ağırlık esaslıdır. Şekil 7. CuZnAl Alaşımlar İçin Bileşim ve Ms Sıcaklıkları Arası İlişki CuZnAl Ms °C = 2212 - %ağ. Zn - %ağ. Al CuAlNi Ms°C = 2020 - 134 %ağ. Al- 45 %ağ. Ni Öte yandan mangan hem CuZnAl, hem de CuAlNi alaşımların dönüşüm sıcaklıklarını düşürür ve yüksek alüminyum içerikli alaşımların ötektoid noktasını değiştirir. Daha iyi süneklilik için alüminyumun yerine katılır. Bakır esaslı şekil hafızalı alaşımlar doğada metastabil halde olduğundan şekil hafıza etkisini sağlayan beta fazının korunması için bu fazda ısıl işlem ve ardından da kontrollü soğutma yapılmalıdır. Uzun süreli ısıtma çinko buharlaşmasına ve tane büyümesine neden olduğundan kaçınılmalıdır. Su verme sertleştirme işlemi olarak kullanılır. Açık havada soğutma işlemi bazı yüksek alüminyum içerikli CuZnAl ve CuAlNi alaşımları için yeterli olabilir. Sadece soğutulmuş parçalarda dönüşüm sıcaklıkları genellikle kararsız olduğundan dönüşüm sıcaklıklarını kararlı hale getirmek için Af sıcaklığının üzerindeki sıcaklıklarda soğutma sonrası yaşlandırma yapılmalıdır. CuZnAl alaşımlarında soğutma hızı yüksek olduğunda martenzit faza direkt dönüşüm olması, martenzitin kararlılığını hassaslaştırır. Bu etki tersinir dönüşümün daha yüksek sıcaklıklara kaymasına neden olur. Bu nedenle dönüşüm gecikir ve tam olarak şekil geri kazanımı sağlanamaz. Ms sıcaklığının üzerindeki ortam şartlarında yavaş soğutma veya beta fazlı halde ara yaşlandırma sureti ile basamaklı soğutma tercih edilmelidir. Bakır esaslı alaşımların ısıl kararlılığı ayrışım kinetikleri ile sınırlıdır. Bu nedenle CuZnAl ve CuAlNi alaşımların sırasıyla 150~200°C üzerindeki sıcaklıklarda uzun süreli maruz bırakılmasından kaçınılmalıdır. Daha düşük sıcaklıklarda yaşlandırma, dönüşüm sıcaklıklarını değiştirir. Beta fazında yaşlandırma durumunda da benzer sonuçlar doğar. Martenzitik halde yaşlandırılmış alaşımlar yaşlanma kaynaklı martenzit stabilizasyon etkisi gösterir. CuAlNi alaşımları yüksek sıcaklıklarda CuZnAl alaşımlarından daha kararlıdır. Bu yüzden dönüşüm sıcaklıklarının sıkı kontrolünün istenildiği farklı sıcaklık uygulamalarında bu faktörleri dikkate almak gerekir. ŞEKİL HAFIZALI ALAŞIMLARIN ENDÜSTRİYEL UYGULAMALARI Genelde bilindiği gibi şekil hafızalı alaşım elemanı, martenzitik durumdayken deforme edildiğinde serbest enerjiye sahip olur ve ısıtıldığı zaman bünyesinde bulundurduğu bu serbest enerjiyi kullanarak minimum iş yaptığı önceki şekline geri döner. Bu fonksiyonel davranıştan yararlanılarak biyomedikal uygulamalarda kullanılan damarlar içindeki kan pıhtılarını yakalayan bir filtre geliştirilmiştir. NiTi alaşımlı telden yapılmış çapa şeklindeki filtre damar içine sokulmadan önce düz bir tel haline getirilir. Damar içine yerleştirildikten sonra tel, vücut ısısı ile harekete geçerek filtre fonksiyonu sağlayacak orijinal şekline döner ve toplardamarın içinden geçmekte olan pıhtıları tutar. Zorlamalı enerji esaslı ürün tipinin en başarılı uygulaması ise Raychem Şirketi'nin yaptığı Cryofit hidrolik kaplinlerdir. Bu kaplinler birleştirilecekleri metal tüpden çok az küçük olacak şekilde dizayn edilmiş silindirik bileziklerdir. Çapları, malzeme martenzitik fazda iken genişletilir, montajı yapılır ve daha sonra ısıtılarak ostenit faza getirilir. Böylece çap yeniden daralıp eski boyutuna dönmeye çalışır ve sıkı bir şekilde metal tüpe montelenir. Metal tüp kaplinin orijinal çapına dönmesini engeller ve yaratılan gerilme sayesinde kaynak işlemi ile elde edilen bir bağlantıya eşdeğer üstün bir birleşme sağlanmış olur. Cyrofit kaplinlere benzer biçimde Betalloy kaplinleri CuZnAl alaşımıdır. Bakır ve alüminyum tüpler için Raychem Şirketi tarafından tasarlanmış ve piyasaya sürülmüştür. Bu uygulamada da yine aynı şekilde CuZnAl şekil hafızalı silindir ısınınca büzülmeye başlar ve tüp ile birleşme sağlayarak tübün etrafında çizgisel basma yapar. Bazı uygulamalarda şekil hafızalı eleman, düşünülen hareket sınırları çerçevesinde güç üretmek amacıyla tasarlanır. Örnek bir uygulama Beta Phase Inc. Tarafından geliştirilen devre kartlı konnektörlerdir. Elektrikle çalışan rabıtalı sistemde şekil hafızalı eyleyici, rabıta ısındığında bir yayı açmak için kuvvet yaratmak amaçlı kullanılır. Bu kuvvet ile rabıtadaki devre kartının geri çekilmesi sağlanır. Soğutma durumunda NiTi eyleyici zayıf kalır ve yay eyleyiciyi deforme ederken devre kartı rabıtaya sıkıca kapanır. Böylece bağlantı gerçekleşir. Aynı prensibe dayanarak, CuAlZn şekil hafızalı alaşımların bu alanda birçok uygulamaları mevcuttur. Yine bunlardan biri, yangın durumunda yanıcı ve zehirli gazların çıkışını kapatacak şekilde dizayn edilmiş CuZnAl eyleyicilerden oluşan yangın güvenlik valfleridir[2]. Dönüşümün belirli bir sıcaklık aralığında meydana gelmesinden yararlanarak seçilen belirli bir geri kazanım miktarıyla kesin bir mekanizma hareketi sağlamak için şekilsel geri kazanımın bir kısmı kullanılabilir. Bunu sağlayan düzenek, bir valfi istenilen miktarda kapatmayı veya açmayı sağlayan bir tertibattır. Şekil hafızalı alaşımdan yapılmış yay sıcaklığa duyarlı olduğundan boyutlarını değiştirerek çıkış akışkanının sıcaklığı ayarlar. Alaşımın duyarlı olması istenilen sıcaklık değeri manuel ayarlanır. Şekil 8.'de karıştırma valfi ve parçaları görülmektedir. Şekil 8. Şekil Hafızalı Alaşım Yay ve Öngerilmiş Yay Kullanılarak Geliştirilmiş Karıştırma Valfi a İç yapı görülmektedir. Makaranın pozisyonu ve çıkış suyunun sıcaklığı sıcaklık kontrolörü döndürülerek ayarlanır. Kontrolörün dönüşü şekil hafızalı alaşımın boyutunu değiştirmektedir. b Karıştırma valfinde kullanılan şekil hafızalı elemanın sıcaklık ve sapma miktarı arasındaki ilişki şematik olarak görülmektedir. c Geliştirilmiş karıştırma valfinin dış görünümü. Şekil hafızalı alaşımların sahip oldukları elastik ya da süperelastik özelliklerinden faydalanılarak tasarlanmış ve piyasaya sürülmüş birçok ürün vardır. Çok büyük deformasyonları dahi absorbe ederek zarar görmeyen süperelastik NiTi alaşımdan imal edilmiş gözlük çerçeveleri üretilmektedir. Canlının vücudundaki damarlara yerleştirilen, Şekil 9'da görüleceği üzere NiTi kılavuz tellerden ibaret kontrol edilebilir kateterler yapılmıştır[8]. Ayrıca dişlere geniş bir hareket imkanı sağlayan ve yıllardır kullanılan ortodontik düzeltme işlevli kavisli teller şeklinde NiTi ürünler vardır. Şekil 9. Medikal Uygulamalarda Kullanılan Kateterler İçin Süperelastik Kılavuz Tel a Beyine Ait Bir Uygulama; b Kılavuz Telin Görünümü. NiTi alaşımlar, sahip oldukları üstün özellikler sayesinde özellikle biyomedikal uygulamalarda geniş bir kullanım alanı bulmuştur. Bu alaşımlar korozyona karşı son derece dayanıklı olup mükemmel bir biyouyumluluk gösterir. SONUÇ Günümüzde şekil hafızalı alaşım kullanılarak üretilmiş birçok ürün olmasına karşın bu alaşımların gelecekte hayatımızda ne derece yer alacağını önceden söylemek bazı nedenlerden ötürü biraz zordur. Çünkü bu tip alaşımların fiyatı şu an için oldukça yüksek değerlerdedir. Ama kullanım alanlarının artmasıyla maliyetleride gittikçe azalmaktadır. Nitekim ikili alaşımların özelliklerini geliştirmek için çeşitli üçlü alaşım sistemleri üzerinde çalışmalar halen yapılmaktadır. Son zamanlarda demir esaslı şekil hafızalı alaşımlar üzerinde çalışmalar yapılmıştır. Bu tip alaşımlarda görülen uzun aralıkta düzenlenen termoelastik martenzitik dönüşüm şekil hafıza etkisi için gerekli koşulları sağlamaktadır. Bu alaşımlar arasında FePt, FePd ve FeNiCoTi ısıl işlemlerle termoelastik martenzit dönüşüme sahip olduklarından eğitilerek şekil hafıza özelliği kazandırılabilmektedir. Fakat FeNi, FeMnSi ve FeMnSiCrNi gibi alaşımlar düzenli termoelastik olmayan bir martenzit dönüşüme uğrarlar ve iyi bir şekil hafıza etkisine sahip değildirler. Bu tür alaşımlar diğer bilinen şekil hafızalı alaşımlardan karakteristik açıdan farklıdırlar, şöyleki şekil hafıza etkisi gerilme kaynaklı martenzite bağlıdır, geniş ölçülü dönüşüm histerezisi gösterirler ve genelde geri kazanılan birim şekil değiştirme miktarı %4'ü geçmez. Bu nedenlerden dolayı bu tip alaşımlar henüz ticari bir potansiyele sahip değildirler. Fakat yeni ve istenilen özellikleri karşılayabilen şekil hafızalı alaşımlar ile ilgili bilimsel araştırmalar devam etmekte olup bu araştırmaların çoğu beta-Ti alaşımları ve Fe-esaslı alaşımları kapsamaktadır. *****KAYNAKÇA 1. Akdoğan, A. ve Nurveren, K., Akıllı Malzemeler ve Uygulamaları, Machinery MakinaTek, sayı 57, s. 35, 2002. 2. Hodgson, Shape Memory Applications, Inc., Wu, Memory Technologies, and Biermann Harrison Alloys, Inc.,2002. 3. Otsuka, K. and Kakeshita, T., Science and Technology of Shape-Memory AlloysNew Developments, MRS Bulletin, February, 2002. 4. Wert, Laboratory Manual Chapters, Ch-4, University of Virginia, Department of Materials Science and Engineering, , 1998. 5. Suwardie, et al., Thermal Characterization of a Nickel-based superalloy, Thermochimica Acta, 392-393, p 295-298, 2002. 6. Humbeeck, Non-medical Applications of Shape Memory Alloys, Materials Science and Engineering, A273-275, 134-148, 1999. 7. Funakubo, H., Shape Memory Alloys, Translated from the Japanese by Kennedy, Gordon and Breach Science Publishers, 1987. 8. Otsuka, K. and Ren, X., Recent developments in the research of shape memory alloys, Review, Intermetallics 7, 1999. Pirana Kovalayan Çılgın Hamsi... Titanyum oldukça güçlü bir metaldir. Metaller arasında en yüksek ağırlık oranına sahiptir. Ortalama çeliğin yarısı kadar ağırlığa sahip olmasına rağmen, paslanmaz çelik kadar güçlüdür. Titanyum asitlere karşı son derece dayanıklıdır ve korozyona karşı hassas değildir; Oksijene maruz kaldığında, yavaş yavaş biriken bir titanyum oksit tabakası oluşturur. Dayanıklılığı nedeniyle popülerdir ve hafiftir, bu da onu ev eşyaları için doğal bir uyum haline getirir. Titanyum oldukça zayıf bir ısı iletkeni olmasına rağmen, bir tencere malzemesi olarak giderek daha popüler hale geldi. Titanyum pişirme kapları birçok mağazada kolayca bulunur ve gücü ve çok hafif olması nedeniyle değerlidir. Titanyum kaplama tencereler sağlıklı mı? Tipik olarak iki çeşit titanyum tencere vardır. Bir tür saf titanyumdur. Bu, pişirme kabının çekirdeğinin titanyum olduğu ve baştan sona saf titanyum olabileceği veya seramik ve silikonla kaplanmış olabileceği anlamına gelir. Titanyum kaplama tencereler sağlıklı mı? Dayanıklılıkları ile ön plana çıkan titanyum kaplama tencerelerin güvenilir yerlerden satın alınması gerekmektedir. Hisar Siyah Eco Titan ürünümüze görsele tıklayarak ulaşabilirsiniz. Saf titanyum pişirme kapları, eşit olmayan ısı dağılımı ve yiyeceklerin tavaya yapışması nedeniyle günlük yemek pişirmek için pek uygun olmasa da, hafifliği nedeniyle seyahat için iyidir. Aynı zamanda, öngörülemeyen durumlar için de dayanıklıdır ve bükülmeyecek kadar güçlüdür. Titanyum kaplama tencereler sağlıklı mı? Titanyum kaplamalı seramik kaplamalı alüminyum pişirme kapları güvenlidir ve insanlara karşı tepkisizdir. İnsanlarda olumsuz reaksiyonlara neden olduğu kanıtlanmış hiçbir kimyasal içermez. Aslında bu kaplamada kullanılan malzemelerin bir kısmı aslında insan vücuduna yerleştirilmek üzere tasarlanmış tıbbi implantlarda kullanılmaktadır. Titanyum Kaplama Tencereler Çizilir Mi? Yüzeydeki titanyum oksit kaplama, metali daha fazla hasardan korur. Metal çizilirse, oksit film bir tür iyileştirici madde görevi görür ve çizik kendini iyileştirir. Titanyum manyetik değildir ve iyi bir ısı ve elektrik iletkeni değildir. Titanyum manyetik değildir ve iyi bir ısı ve elektrik iletkeni değildir. Bu ürünler yeterince sağlamdır, son derece hafif ve özel kullanım alanları vardır. Düşük ısı yayma özellikleri, ısıyı eşit şekilde ilettikleri ve yapışmaz özellikleri sayesinde titanyum kaplama ürünler günlük pişirme için uygun hale getirir. Titanyum kaplama tencereler sağlıklı mı? Saf titanyum tencere çok güçlüdür, büküldüğünde bükülmez ve korozyona dayanıklıdır. Viskoziteyi azaltmak için pişirme yüzeyi genellikle silikon ve seramik yapışmaz bir kaplama ile kaplanır. Titanyum takviyeli yapışmaz destek, hızlı, eşit ısı dağılımı ve iyi ısı tutma için bir döküm alüminyum taban kullanır. Titanyum pişirme kapları, özellikle titanyum kaplamalı seramik kaplama konusunda rahatsanız, potansiyel olarak sizin için doğru seçim olabilir. Titanyum seramik kaplamalar yemek pişirmek için oldukça güvenlidir. Isıyı tutma ve tava yüzeyine eşit olarak dağıtır. Titanyum Mutfak Malzemeleri Nelerdir? Alüminyum çekirdek, ısıyı çelik veya demirden daha hızlı iletir. Taban titanyum kaplamalı seramik bir tabaka ile kaplanmıştır. Titanyum ilavesi yapışmazlık özelliklerini iyileştirir, raf ömrünü uzatır ve daha iyi pişirme performansı sağlar. Bu gözeneksiz kaplama, alüminyum tabanın gıda ile temas etmesini de engeller. Titanyum kaplama tencereler sağlıklı mı? Saf titanyum, zehirli olmadığı ve yiyeceklerin tadını etkilemeyeceği için tencere üretimi için güvenli bir metal olarak kabul edilir. Titanyum kaplamalı pişirme kapları söz konusu olduğunda, güvenliği büyük ölçüde yapışmazlık özelliği sağlamak için kaplamada kullanılan malzemelere bağlıdır. Titanyum tabakası, alüminyumun gıdaya sızmasını önler. Tencerelerde titanyum metalinin kullanılmasının sayısız olumlu yanı var. Hisar yanmaz yapışmaz tencere seti ürünlerimizi sitemizden inceleyebilir ve güvenle satın alabilirsiniz. Hisar Assos Granit Tencere Seti ürünümüze görsele tıklayarak ulaşabilirsiniz. Titanyumun ağırlığının sadece yarısı olmakla birlikte paslanmaz çelikle aynı güce sahiptir. Dayanıklıdır, oksitlenmez ve korozyona karşı dayanıklıdır. Korozyonu önlemek için dış yüzeyinde koruyucu bir film tabakası oluşturacak ve çiziklerden kolayca kendini yeniler. Bu titanyum kaplı tencerelerin en büyük avantajlarından biridir. Titanyum kaplama tencereler sağlıklı mı? Bir bezle kolayca temizlenebilir veya ılık sabunlu su ve süngerle yıkanabilir. Bir başka artısı da, titanyum kaplamalı seramik kaplamalı bir tavayı asla baharatlamak zorunda kalmayacağınızdır. Kendiniz ve aileniz için tencere seçerken, birincil kriter her zaman sağlık ve güvenliktir. Hangi Yemekleri Yapmak İçin Daha Uygundur? Yapışmaz özelliği, yemeği pişirmek için gereken yağ miktarını azaltır. Bu nedenle titanyum kaplamalı tencereler, sağlığına dikkat eden kişiler için iyi bir seçim olabilir. Birinci sınıf titanyum kaplı pişirme kaplarının yüzeyi, metal mutfak eşyaları kullanılsa bile soyulmaz. Peki, titanyum kaplama tencereler sağlıklı mı? Yüzeyi soyulsa bile, kimyasal olarak inert titanyum yutulduğunda herhangi bir zehirli etkiye sahip olmayacaktır. Titanyum alerjisi vakası bildirilmemiştir ve titanyum zehirli olmayan bir madde olarak kabul edilir. İstediğiniz yemeği rahatlıkla pişirebilirsiniz. Titanyum ve seramik kaplamalı pişirme kapları söz konusu olduğunda, tabanın üretiminde kullanılan metaller ve alaşımlar, bu pişirme kapları gözeneksiz olduğu için yemeğinize bulaşma riski ortadan kalkar. Titanyum ve titanyum infüzyonlu seramik ile kaplanmış pişirme kaplarının hem reaktif olmadığı hem de pişirme için güvenli olduğu kabul edilir. Bu tencereler, diğer yapışmaz kaplamalardan daha yüksek dayanıklılığa sahiptir. Dayanıklığı sebebiyle uzun süreli kullanım için uygundur. Uzun süreli kullanımda bile, pişirme kapları yepyeni bir görünüm ve şık bir görünüm kazanacaktır. Kaplama metal mutfak eşyaları dostudur. Metal kapların kullanılmasından kaynaklanan normal bozulma, pişirme performanslarını etkilemeyecektir. Titanyum kaplama tencereler sağlıklı mı? Titanyum kaplamalı seramik kaplamanın yapışmaz özelliği sayesinde yemek pişirirken sıvı yağ, katı yağ veya tereyağı kullanmanıza gerek kalmaz. Bu, titanyum kaplamalı seramik kaplamalı pişirme kaplarını yağsız veya az yağlı pişirme için ideal hale getirir. Bu tür pişirme kaplarının yapışmaz özelliği, yüksek ısıda pişirilse bile yemeğin yanmasını engeller. Ayrı Bir Bakım Gerektirir Mi? Titanyum kaplama tencereler sağlıklı mı? Titanyum ile aşılanmış titanyum pişirme kapları tipik olarak çok daha üstün ısı iletme ve tutma özelliklerine sahip bir alüminyum tabana sahiptir. Sonra taban, pişirme ve temizliği kolaylaştırmak için yapışmaz özelliklere sahip titanyum kaplamalı seramik kaplama ile kaplanır. Bu şekilde, iyi pişirme için gerekli olan ısı dağılımını sunmaya devam ederken titanyumun gücünü en üst düzeye çıkarır. Tencereler ile ilgili endişelerden biri, yapışmaz kaplamadaki kimyasalların pişirilen ve tüketilen yiyeceklere sızma düşüncesidir. Yapışmaz kaplaması olmayan saf titanyum pişirme kaplarının kullanımı güvenlidir fakat yemek pişirmek için uygun değildir. Zayıf ısı tutma ve dağıtma özellikleri, herhangi bir hassasiyet derecesinde kullanmayı çok zorlaştırır ve pişirme yüzeyi yiyeceklerin yapışması, temizlenmesini zorlaştırır ve sıklıkla yüzeye yapışan yiyeceklerin yanmasına neden olur. Bu nedenle insanlar yapışmaz bir pişirme yüzeyi isteme eğilimindedir. Bu yüzden yapışmaz kaplama tercih edilir. Granit tencere seti ürünleri de yanmaz yapışmaz tencereler arasındadır. Hisar titanyum kaplama tencere ürünleri yapışmaz ve çizilmez özellikleriyle sizin ve ailenizin ihtiyaçlarını karşılar, dilediğiniz yemeğin sofranıza en leziz haliyle sunmanızı sağlar. Titanyum kaplama tencereler sağlıklı mı? Kaplamasız titanyum tavaların yaşam tarzınız için en güvenli ve en uygun olduğunu düşünüyorsanız, kötü ısıtma ve yapışkan pişirme yüzeyleri ile uğraşmaya değer olabilir. Hisar Titanyum kaplama tencerelerimizi sitemizden inceleyebilirsiniz. Ayrıca Hisar'ın tekli tencere ve tava ürünlerine de mutlaka göz atmalısınız. Bu yazımızda sizlere titanyum tencereler sağlıklı mı? konusundan bahsettik. Bir önceki yazımıza linkinden ulaşabilirsiniz. Alüminyum hafif metaller gurubuna giren ve teknik alanda çok kullanılan bir etaldir. Özgül ağırlığı gr/cm3’den küçük olan elemanlar hafif metaller grubuna girer. Hafif metaller sınıfında alüminyum, magnezyum, potasyum, lityum ve berilyum bulunur. Bunlardan özellikle alüminyum ve magnezyum en önemlileridir. Alüminyumun önemli olmasının sebebi hafif olmasıdır. Ayrıca yüksek elektrik ve ısıl iletkenliği atmosferik dayanıklılığı, imal kolaylığı ve diğer metaller ile yüksek çekme mukavemetine sahip alaşımlar oluşturabilmesi diğer önemli doğada bol bulunduğu için kullanılma sahaları çoktur. Bütün metallerde yaygın olana yer kabuğunun %15’ini Al203olarak kaynak, sıcak ve soğuk lehim ve ya mekanim bağlanma usulleri ile kolayca birleştirilebilmektedir. Alüminyum diğer metallerde kullanılan cihazlar ve teknikle birleştirme yöntemini belirleyen Genel KarakteristikleriAlüminyum ağırlık olarak hafiftir. Bazı alaşımlar yumuşak çelikle mukayese edilecek derecede sağlamdır. Sıfır derecenin altında şekil değiştirme kabiliyetine sahiptir. Karozyona direnci fazladır. Zehirleyici değildir. Elektrik ve ısı iletkenliği iyidir. Isı ve ışığa çok iyi yansıtır. Manyetik imali kolaydır. Bükülebilir. Haddelenebilir, Preslenebilir, çekilebilir, bükülüp uzatılabilir ve rulo haline getirilebilir. Metal ayrıca çekiçle dövülüp, kızdırılıp işlenebilir veya kalıptan çekilerek çok büyük şekiller dolaşımı Alüminyum, basınçlı döküm parça üretiminde en yaygın kullanılan alaşımlardan biridir. Ancak bu alaşımın özellikleri nelerdir ve hangi uygulamalarda kullanılır? Hammadde alüminyum dünya çapında işleme endüstrilerinde artan popülariteye sahiptir. 2017 yılında, taşımacılık endüstrisi ve inşaat sektörü, alüminyum kullanımında öncü olmuş ve küresel alüminyum talebinin % 26’sını oluşturmuştur . Elektrik Mühendisliği % 14, mekanik ve tesisat teknolojisi % 10 alanları seviye 2 nci ve 3 üncüsırasıyla. Aynı zamanda, küresel alüminyum talebi 2012’de 46 milyon tondan 2017’de sürekli olarak milyon tona yükseldi. Bu çerçevede, aşağıdaki sorular piyasa katılımcıları için giderek daha önemli hale geliyor Alüminyum alaşımı nedir ve özellikleri nelerdir? alüminyum alaşımları? Bunun cevapları ve alüminyum alaşımlarının olası kullanımlarına genel bir bakış, piyasada yönlendirme sunmaktadır. Alüminyum Alaşımları nedir? Alüminyum alaşımları, alüminyumun, özellikle manganez, magnezyum, bakır, silikon, nikel, çinko ve berilyum gibi diğer metallerle birleştirilmesiyle oluşturulur. Çoğu durumda, temel malzeme olarak EN AW-1050A kullanılır. Bu şekilde, mukavemet değerleri önemli ölçüde arttırılabilir ve diğer özellikler de olumlu yönde etkilenebilir. Olarak döküm sektöründe, silikon alaşımı için kullanılan temel bir unsurdur alüminyum Dökülebilirlik iyileştirir. Buna alüminyum ve silikonun ötektik alaşımı denir. Bu alüminyum-silikon alaşım mükemmel döküm özelliklerine ince sıvı, düşük büzülme ve yüksek sertliğe sahiptir. Genellikle kaynak ve korozyona dayanıklıdır. Magnezyum ve bakır ilavesi sertliği arttırırken, bakır korozyon direncini azaltır . Bu elemanlara sahip alüminyum döküm alaşımları, örneğin taşıt ve uçak yapımında motor ve şanzıman muhafazaları için malzeme olarak kullanılır. Avrupa Sınıfına EN dayanan dökme alaşımlar için aşağıdaki sınıflandırma geçerlidir 1xx Saf alüminyum özellikleri 2xx Bakır 3xx Silikon-Bakır / Magnezyum 4xx Silikon 5xx Magnezyum 7xx Magnezyum-çinko 8xx Kalay Alüminyum Alaşımlarının Özellikleri Nelerdir? Yüksek sıcaklıklara 200 Fahrenheit veya daha fazla dayanabilen korozyona dayanıklı bir alaşım aranırsa alüminyum iyi bir seçim olabilir. Alüminyumun aşırı sert koşullarla teması her zaman bariz bir korozyon riski olmasına rağmen, alüminyum bileşenler diğer döküm alaşımlarına kıyasla nispeten uzun ömürlüdür . Bir alüminyum bileşenin dış kısmı hasar görürse veya aşınmışsa, malzeme zaman içinde kendini “iyileştirebilir”. Bu nedenle sağlamlıklarından ötürü alüminyum ürünler özellikle çok zorlu çalışma ortamları için uygundur. Alüminyum alaşımları aşağıdaki fiziksel özelliklere sahiptir Elektriksel iletkenlik Elektriksel iletkenlik hem bileşime hem de ısıl işlem ısıl işlem koşullarına bağlıdır. Elektrik iletkenliği, bazı ısıyla işlenebilir alaşımların ısıl işlem koşullarını kontrol etmek için kullanılır. Termal iletkenlik Alüminyum alaşımlarının yüksek termal iletkenliği, bileşenler tekerlekler, pistonlar, silindir kafaları üzerindeki sıcaklık yükünü azaltır. Bununla birlikte, kaynak sırasında, yüksek termal iletkenlik de sorunlara yol açar yüksek enerji yoğunluğu gerekli, artık kaynak gerilmeleri üzerindeki etkiler. Yoğunluk Titanyum ve magnezyum hariç alüminyumun yoğunluğu diğer birçok metalin yaklaşık 1 / 3’ü kadardır. Yoğunluk, alaşım oluşumu ile çok az değişir. Uygulama teknolojisi açısından, ağırlık tabanı, malzemeleri karşılaştırmak için hacim tabanından daha az önemlidir. Aynı ağırlığa dayanarak, sadece magnezyum alüminyumdan daha büyük bir kullanılabilir metal hacmine sahiptir. Alüminyum Alaşımları ne için kullanılır? Alüminyum, elektronik bileşenler, aydınlatma armatürleri, deniz donanımı ve antenler için muhafaza üretiminde ve diğer birçok uygulamada yaygın olarak kullanılmaktadır. Ham alüminyum malzeme göze çekici gelmese de, korozyon korumasının dayanıklılığı üstündür ve yüzey kaplaması söz konusu olduğunda birkaç farklı seçenek sunar Eloksal Boyama Toz kaplama Teflon kaplama Elektro E-kaplaması Yüksek mukavemetli çeliğe alternatif olarak, modern alüminyum alaşımları sertlik, sağlamlık ve şekillendirilebilirlik açısından ideal özellikler sunar. Bu özellikler, hafif, güvenli ve sürdürülebilir araçların tasarlanmasına izin verdikleri için otomotiv endüstrisi için özellikle önemlidir. Kaynakların korunması ve sürdürülebilirlik otomotiv mühendisliğinde giderek önem kazanmaktadır. Bu hedeflere ulaşmak için optimize edilmiş aerodinamik, azaltılmış yuvarlanma direnci ve yenilikçi motor teknolojisi, ancak her şeyden önce araçların ağırlık azalması önemli bir rol oynamaktadır. Alüminyum bu nedenle otomotiv üretiminde yaygın çelik çözümlerinin yerini almaktadır. Alüminyum Alaşımları İçin Hangi Gelişmeler ve Diğer Uygulama Alanları Uygun? 2018’in sonunda, Amerikalı alüminyum üreticisi Alcoa yeni bir NHT alaşımı sundu . Amortisör, kapı ve diğer parçaların imalatçıları döküm sırasında sıcak çatlama ile ilgili problemler yaşadı. Bu, daha iyi dökülebilirlik ile alüminyum alaşımının daha da geliştirilmesi ile çözülebilir. Havacılık ve uzay endüstrisi, alüminyumun hafif tasarım potansiyelini de kullanıyor. Bremen bilim adamları, uzay yolculuğunda da kullanılabilecek yüksek performanslı bir alaşımın optimizasyonu üzerinde çalışıyorlar. Ek olarak, aynı mükemmel malzeme özelliklerine sahip fakat aynı zamanda daha uygun maliyetli olan yeni bir alüminyum alaşım geliştirilecektir. İlginç bir husus, bu alaşımların öncelikle katkı maddesi üretiminde kullanılmasıdır. Alüminyum alaşımları ek üretimde giderek daha fazla kullanıldığından , örneğin hızlı prototiplemeyi optimize etmek için modifiye alüminyum ve magnezyum alaşımları geliştirilmelidir .

konusu metaller ve alaşımlar olan